IQ 120’de Aşk Başlar, 130’da Biter

IQ 120’de Aşk Başlar, 130’da Biter

Bir dönem her profilde aynı kelime parlıyordu: sapyoseksüelim. Yani zekâya âşık olan insanlar çağındaydık — en azından kendimizi öyle sanıyorduk. Profilleri gören yüksek zeka çağında yaşıyoruz zannederdi ama geldiğimiz nokta pek de öyle olmadığını gösteriyor. Ayrıca kimsenin Einstein’ın bıyığına, göz torbalarına, darmadağın saçlarına “ah be bu adam ne zeki” diyerek iç geçirdiğini görmedik. Demek ki mesele zekâ değilmiş; zekâyı taşıma biçimiymiş. Çünkü zekâ, vitrinde durduğunda karizma, seni eleştirdiğinde ukalalık, senden yüksekse tehdit, senden alçaksa sıkıcılık oluyor. Ve insan, ne kadar akıllı olduğunu düşündükçe, o kadar “sosyalleşmeye dirençli” hale geliyor.

Zekânın çekiciliğini ölçmek isteyen psikolog Gilles Gignac ve ekibinin yaptığı deney bunu bilimsel olarak kanıtladı. 383 yetişkin üzerinde yapılan araştırmada katılımcılara “farklı IQ seviyelerine sahip kişileri ne kadar çekici buldukları” soruldu. Sonuç şaşırtıcıydı: insanlar zekânın yaklaşık IQ 120 seviyesine kadar çekici olduğunu düşündü, ama IQ 135’i geçince çekicilik düşmeye başladı. Yani zekâ, tam 90. yüzdelik dilimde, aklın flört sınırında zirve yaptı. Daha yukarısı, fazla geldi. Beynin çok hızlı çalıştığı bir yerde kalbin Wi-Fi’si çekmiyor demek ki. Hatta kendinden çok zeki olanları "aptal" bulanlar da olmuştur. Yemin edebilir ama ispat edemem.

Bugün “sapyoseksüelim” diyen çoğu insan aslında şunu demek istiyor: “Ben aptallarla vakit kaybetmek istemem.” Yani seçkinlik beyanı, bir flört filtresi. Ama işin ironisi burada: Gerçekten yüksek IQ’lu biriyle karşılaştığında — mesela 135 ve üzeri — o kişi senin cümlelerini ortasında bitirir, zekice sandığın şakayı analiz eder, seni her tartışmada çürütür, seni bir TED Talk’a çevirir. Bir süre sonra zekânın erotizmi yerini mental yorgunluğa bırakır. O yüzden “sapyo” olanlar genelde 110–115 civarındaki zekâya sahip insanlardır: ortalamadan biraz yüksek, ama hâlâ flört edilebilir hızda düşünen insanlar. 140’lık biriyle “bakışarak anlaşmak” değil, “bağlantı hatası verip kapanmak” daha olasıdır. Kısacası 110-115 civarındaki zeka, ancak 120'ye kadar dayanabilir, sonra bujiler meme yapıyor.

Zekâ bir koku gibidir; azı baştan çıkarır, fazlası boğar. Kendinden bir tık zekiyi sevmek doğaldır çünkü o sana meydan okur ama seni ezmez. Ama “çok zeki insanlar çok seksi” diyenler, genelde o zekâyla değil, o zekânın yansımasıyla ilgilenirler: kelimelerin ustalığı, özgüvenin asaleti, dünyayı yorumlama biçimi. Gerçek zekâysa bunların hiçbirini süs olarak kullanmaz. Zekâ, senin hoşuna gitsin diye değil, gerçeğe ulaşmak için vardır — ve gerçeğin erotizmi genellikle rahatsız edicidir.

Einstein’ı çekici bulmamanız çok normal. Çünkü o size “evrenin genişlemesinden” bahsederken siz “duygusal olarak uzaklaştığını” düşünürsünüz. O olasılık denklemleri kurarken siz “neden göz teması kurmuyor” diye sorgularsınız. Einstein’ın IQ’su Everest zirvesindeydi ama muhtemelen flört mesajlarına “anlamsız” diyerek cevap vermezdi — çünkü onlar gerçekten anlamsız olurdu. Zekânın bu seviyesinde libido, enerji tasarrufu moduna geçer.Libidoyu harekete geçirmek istiyorsan sen de aynı tepeye çok yakın olmasın...

Zekâ, çekiciliğin yakıtıdır; motoru değildir. Zekâyı aşkla karıştırmak, analitik düşünceyle kimyasal çekimi birbirine yapıştırmaktır. Ve o tutkuyla yanan “sapyoseksüelim” cümlesi, çoğu zaman “aptallıktan sıkıldım ama üstün zekâ da yorucu” anlamına gelir. Sonuçta insan, kendine benzeyen zekâyı sever. Herkes, biraz kendinden fazlasına tutulur ama çok fazlasından kaçar. Çünkü aşk, dengeyi ister; dengeyi bozacak kadar hızlı düşünen biriyle değil, senin hızında düşünen biriyle mümkün olur.

Kaynakça

Gignac, G. E., Darbyshire, J., & Ooi, M. (2018). Some people are attracted sexually to intelligence: A psychometric evaluation of sapiosexuality. Intelligence, 66, 98-111. https://doi.org/10.1016/j.intell.2017.11.009

Read more

Noel Sofrası: Kış Depresyonuna Karbonhidratla Direnme

Noel Sofrası: Kış Depresyonuna Karbonhidratla Direnme

Kışın ortasında insanlar neden bu kadar çok yemek yapar? Çünkü tarih boyunca soğuk mevsim, “ölümle pazarlık sezonu” gibiydi: stok yapmak, ısınmak, dayanmak, kendini moral olarak kandırmak gerekiyordu. Modern dünyada elektrik ve kalorifer var ama insanlığın “kış depresyonuna karbonhidratla direnme” yazılımı hâlâ güncellenmedi. Bu yüzden Christmas yemek kültürü sadece estetik ya

By Daphne Emiroğlu