Lilith II
II Erkek 1.0, Saçsız Beta Sürüm.
Şehirlerde yaşayan doğa savaşçıları varmış!
Ağaç gölgesi görmeden büyüyen, AVM çıkışında “dünya ısınıyor” diye story atan insanlar... Bu gökdelenlerin arasında yaşayıp, beş litre benzinle markete gidip sonra “doğa için savaşıyoruz” demek ne?
Kime karşı savaşıyorsunuz? Ananıza mı, babanıza mı, egzoz sisteminize mi? Allah’ım... İnsanlık değişmiş demek ne kelime, komple sistem güncellemesi almış! Ya da yazılım çökmüş. Sanki kafası karışmış diyorum önce... Ama bakıyorum hepinize, öyle dağınık da değilsiniz ha! Buradan bakınca oldukça mantıklı, akıllı görünüyorsunuz. Gerçek gibisiniz. Ben geçrek olmayabilirim mesela ama gerçek dışılığımdan sizin gerçek olduğunu düşünüyorum. Böylesi bir saçmalık ancak gerçeklikle açıklanabilir. İnsanın canını acıtıyor çünkü. Gerçekler acıtır biliyorsun.
Siz de uzun yoldan mı geldiniz buraya?
Otoparka baktım, devasa arabalar var.
Dağlardan mı indiniz acaba diye düşünmeden edemedim.
Ah pardon insanlar kibirli ve gösteriş severdi!
Neyse bana ne! İnsanlara fazla bulaşma dediler. Güvenilmez dediler.
Ama rahat olun beni de güvenilmez sanıyorlar. Hakkımda söylenenleri duysanız, bir de inansanız bana selam vermezsiniz...
Zaten öyle oluyor ya... Gerçeğe en çok ihtiyacı olan, ondan en çok korkan oluyor.
Benimle aynı odaya girmeyenler, kendileriyle aynı mezara giriyor da haberleri yok. Ama ben unutmadım. Kadınların yüzlerinden okumayı, kalplerinden duymayı... Unutmadım.
Kim bilir belki de kadınların yanındakiler kocaları mı?
Kocalarınız mı bunlar? Hı? Pek de bir şeye de benzemiyorlar, hepsi birbirinin aynısı. Bir farkları var mı gerçekten?
O kadar aynılar ki, içlerinden biri kaybolsa diğerinden ayırt edemezsin. Hangisi bıktırdı, hangisi aldattı, hangisi susturdu... Koleksiyon gibi.
Koca katalogu: “Normalleştirilmiş hayal kırıklığı” bölümüne hoş geldiniz.
Şimdi benimki burada olsa “başladın yine” diye söylenirdi. Benim de bir kocam vardı.Pek matah bir şey değildi. Görseniz... Iyyy!
Kocanın zengini makbulmüş öyle mi? Boyu posu yerinde olacakmış?Buradakilerin boyu pek belli olmuyor. Oturmalarından da pek zengin görünmüyorlar. Nasıl seçiyorsunuz? Paralarını mı sayıyorsunuz?
Zor olmalı.
Ya da çocukken babanızın sesiyle seçiyorsunuz.
Azarlayan, umursamayan, yokmuş gibi yapan seslere alışınca,
büyüyünce aşk sandığınız şey suskunluk oluyor. İşte oyun buradan başlıyor.
Kadınların yaşamı hep böyle zorluklarla dolu, ben anlıyorum sizi.
Bakmayın böyle göründüğüme, ruhum yaşlı benim. İçimde nine yaşıyor. Ama kabul et dışım taş gibi. Kadınlar hep bu zorlukları çekti.Ben de çok çektim. Benim kocam, elde yok avuçta yok biriydi. Yine de kocamdır dedim. Bir de zaten ben seçemedim. Bu var dediler, onu öptük başka yok ki o zaman. Bak artık kelleri de çıkmış!
Neyse...
Aşkın, sevginin paralı pullu karşılığı olur mu?
Kısa bir ömür, öpüşeceğiz, koklaşacağız bu kadar.
O anların da tadını kaçırmaya değer mi? dedim ama kocam dırdırcı çıktı. “Ben üstte olacağım ben üstte olacağım” diye tutturdu. Bi’ sus adam dedim dinlemedi.
Fakat size yemin ederim erkekler hiç değişmiyor. Dinozorlar öldü, onların bu taş kafası değişmiyor.Üstümde hakimiyet kurmaya çalıştı.
Neymiş efendim o erkekmiş! Penisi varmış! E benim de memelerim var, hem de iki tane. Ben senin üzerinde hakimiyet kurmaya çalışıyor muyum? İstesem senden daha iyi yaparım. Benim memelerimden çıkanla insan büyütüyor, senin penisinden çıkan 48 saat içinde ölüyor.
Anlayamazsın adam!
Ben eşitliğe inandım. O da inadım inat kıçım dört kanat diye diretti.
Poposu da bir şeye benzemiyordu. Ama özgüveni Everest’ten hallice... Dedi ki “benim sözüm Tanrı’dan gelir”, o sırada ayağında çorapla geziyordu, düşünsene... Ben de terk ettim. Belki kadınların erkeklerin sürekli poposuna bakması benden size miras kalmıştır.
Ama sizin miras sistemi de bozuk. Kadınlar acıyı, erkekler gayrimenkulü devralıyor.
Patron kızdı tabi. Önüme iş diye Adem’i vermiş, ben bıraktım.
Peşime adamlar taktı. Melekle uça uça yoruldu peşimde.
Geri gel dedi, ailemize bunu yapma dedi. Dönmedim.
Dik başlıyım ben. İşte kadının “Bitti bu iş!” dediğinde gerçekten bitmesi de benden miras kaldı. Kız çok iyi yaptım valla. Çekecektiniz bunları!
Feministler beni kendi başlangıçları saydılar. Kadınlar da kocayı terk eden bir kadın görmesinler hemen gaza geliyorlar. "İşte cesaretli bir kadın! Bunu önderimiz yapalım!" Ama neler çektim ben? Bak şimdi çekmeyi göze alamayan berbat kocayla oturuyor.
Beni neler neler zannettiler!
Cadı dediler, fahişe dediler, influencer dediler... Üçü de doğru olabilir gerçi.
Anlatacağım hepsini...ama daha önemli bir şey var siz kendinizi ne zannediyorsunuz?
Yani şimdi siz diyorsunuz ki buradaki erkekler Ademoğlu... Hı? Hepsinin Adem elması var mı? Vay anasını... Demek ki gerçekten çoğaldılar...
Şöyle bakıyorum erkeklere...
Çirkinler be. Haklısınız kızlar! Zengin de olmasa çekilmez.
Biliyor musunuz İstanbul’a gelir gelmez, sokakta bir erkek gördüm. Kafasında saç yoktu. İlk keli o zaman gördüm yani... Ah dedim ben buralarda yokken genetik çalışmalar yapıldı herhalde. Meğer kel kalıyorlarmış. Benim zamanım hep saçlıydı. Sistem çökmemiş, sadece görsel arayüz güncellenmiş.
Hâlâ aynı versiyon: Erkek 1.0, saçsız beta sürüm. Önemli değil, saçlısının ekstra bir artısı yok. Ha saçlı ha saçsız...
Biraz seyredeyim şu erkekleri.... Korkmayın, kapmam hiçbirini. Merak etmeyin, içgüdülerim hâlâ sağlıklı. Kaçınılması gerekeni kokudan anlarım. Hımmm, ilginç, gerçekten ilginç. Kimisinin giyimi harika, kimisi biraz zevksiz sanki değil mi? Kadınlar mı giydiriyor erkekleri? Yani bunlar kendi kendine bu kıyafetleri seçtiyse... Tasarımcının da psikolojik desteğe ihtiyacı var. Nereden buldunuz bu adamları? Bahçelerde falan mı geziyorlar? Bahçeniz de yok ki sizin.
Nasıl alıp eve götürüyorsunuz? Market arabasına koyup çıkışta mı ödüyorsunuz, yoksa promosyonla mı geliyorlar? Çok ilginç gerçekten...Bir de merak ettiğim bir şey var, size saygıları var mı? Siz istediniz diye mi oturuyor yanında, yoksa özgür iradeleri mi var? Çünkü bazıları öyle bakıyor ki... ya içeriden çıkarttınız ya da uygulamadan sipariş ettiniz. Benimkinin de özgür iradesi vardı. Belki de yoktu. O durum biraz karışık.
Ama şimdi görseniz biriniz bile onu beğenmezdiniz. Fakir çünkü.
En azından sizin sisteminize göre fakir. Bizim oralarda fakirlik zenginlik yoktu. Böyle bir derdimiz de yoktu.