Tasarlanmış Yoksulluk #15 Görünmeyen Kadın Emeği
Ekonomiyi anlamak isteyen biri çok basit bir deney yapabilir: Bir gün boyunca dünyadaki bütün kadınlar ev içi işleri yapmayı bıraksın. Yemek yok. Çocuk bakımı yok. Yaşlı bakımı yok. Temizlik yok. Duygusal bakım yok. Kadınlar buna dayanabilir mi bilmiyorum. Bildiğim bir şey var, ertesi sabah dünya ekonomisi çöker. Ve tuhaf bir şey olur: Bu çöküş yine de “ekonomik kriz” diye yazılır, “kadın emeği krizi” diye değil.
İşte görünmeyen yoksulluk tam burada başlar.
Ekonominin büyük bir kısmı aslında ikiye ayrılır: piyasa ekonomisi ve görünmeyen bakım ekonomisi. Piyasa ekonomisi maaş bordrolarında görünür. Bakım ekonomisi ise mutfakta, çamaşır sepetinde, hasta yatağının yanında ve çocuk odasında yaşar. Birincisi GDP’ye (Gayri Safi Yurtiçi Hasıla) girer. İkincisi ekonomiyi ayakta tutar ama istatistiklere girmez.
Birleşmiş Milletler ve OECD hesaplamaları kaba bir şey gösteriyor: Eğer ev içi emek ücretlendirilseydi, birçok ülkede GSYİH’nin %15–40’ına denk gelen dev bir ekonomik faaliyet ortaya çıkardı. Yani dünyanın en büyük sektörlerinden biri aslında mutfakta çalışıyor. Ama ücret yok. Üstelik bu ücretsizlik hali de zaman zaman yüceltiliyor.
Ekonomik teori bu işi çok zarif bir kelimeyle geçiştirir: “ücretsiz bakım emeği”.
Ücretsiz.
Ama zorunlu.
Kadın emeğinin görünmezliği sadece evle sınırlı değil. İş gücü piyasasına girdiğinde de aynı hikâye devam eder. Dünya genelinde kadınlar üç tip sektörde yoğunlaşır:
- bakım ve hizmet işleri
- tekstil ve düşük ücretli üretim
- kayıt dışı veya yarı zamanlı işler
Bunlar ekonominin en düşük ücretli ve en kırılgan alanlarıdır. Çünkü bu sektörlerde iş gücü kolay değiştirilebilir kabul edilir. Bir kriz geldiğinde şirketler önce bu alanları küçültür. 2008 küresel finans krizinde, pandemi sırasında ve birçok ekonomik daralmada aynı şey tekrarlandı: İlk işten çıkarılanlar kadınlar oldu. Pandemi sırasında dünya genelinde milyonlarca kadın iş gücünden tamamen çekildi. Bunun nedeni çoğu zaman işten çıkarılmak değil, başka bir şeydi: bakım yükünün eve geri dönmesi. Okullar kapandı, yaşlı bakım sistemi çöktü, kreşler kapandı. Ve sistem sessizce şöyle dedi:
“Biri bunlara bakacak. Aaaa bizim ücretsiz çalışan kızları geri çağıralım."
Ekonomi bu soruna cevap vermez. Toplum cevap verir. Ve cevap çoğu zaman aynıdır : Kadın.
Böylece bir mekanizma ortaya çıkar: Kadınlar iş gücüne daha zayıf bağlanır.
Daha düşük ücret alır. Daha az birikim yapar. Yaşlandıklarında daha düşük emekli maaşı alırlar. Bu zincirin sonunda ortaya çıkan şey kadın yoksulluğudur.
Bu yüzden sosyolojide özel bir kavram vardır: “yoksulluğun kadınlaşması” (feminization of poverty). Kadınlar sadece daha az kazandıkları için değil, ekonomik riskleri daha fazla taşıdıkları için daha yoksuldur. Boşanma.
Tek ebeveynli aileler. Yaşlı bakım yükü. Ücretsiz ev emeği.
Hepsi aynı mekanizmanın parçalarıdır. Bir başka ilginç durum da şu: Ekonomi kadın emeğini iki farklı şekilde kullanır. Birincisi ucuz emek olarak.
İkincisi bedava emek olarak.
Tekstil fabrikaları, elektronik montaj hatları, çağrı merkezleri, temizlik hizmetleri… Bunların çoğu kadın emeğine dayanır. Çünkü tarihsel olarak kadın emeği “yardımcı gelir” gibi görülmüştür. Yani ailenin ana kazancı erkekten gelir, kadın çalışıyorsa “ek katkı” sağlar. Gerçek hayatta bu çoğu zaman doğru değildir ama ekonomik kültür böyle kurulmuştur. Bu yüzden kadınların ortalama ücretleri dünya genelinde erkeklerden yaklaşık %20 daha düşüktür. Buna gender pay gap denir. Ama görünmeyen kısım daha büyüktür. Evde yapılan işlerin değeri sıfır kabul edilir.
Bir düşünce deneyi yapalım.
Bir şirket düşün:
24 saat temizlik var.
Yemek servisi var.
Hasta bakım hizmeti var.
Çocuk eğitimi var.
Psikolojik destek var.
Yaşlı bakım sistemi var.
Böyle bir şirket kurmak isteseniz milyarlarca dolarlık bir sektör kurmuş olursunuz. Ama buna “aile” dediğiniz anda ekonomik değer sıfırlanır. Kapitalizm burada ilginç bir sihir numarası yapar: Hayati bir işi görünmez hale getirir.
Dünya ekonomisinin en uzun çalışma saatlerine sahip mesleklerinden biri “anne”dir. Ama CV’ye yazılamaz.
LinkedIn’de şöyle bir profil düşünün: Pozisyon: Ev Ekonomisi Direktörü
Deneyim: 20 yıl Uzmanlık: Kriz yönetimi, çoklu görev, bütçe optimizasyonu, insan geliştirme. Ama maaş kısmı boş.
Ekonominin en büyük ironilerinden biri budur: Toplumun en gerekli işlerinden biri en az değer verilen iştir. Kriz zamanlarında bu daha da net görünür. Ekonomik küçülme başladığında devletler ve şirketler kemer sıkma politikaları uygular. Sosyal hizmetler kesilir. Kreşler azalır. Bakım hizmetleri pahalanır. Ve sistem yine aynı soruyu sorar: “Biri bunları yapacak.” Cevap değişmez. Kadın.
Böylece görünmeyen yoksulluk döngüsü yeniden başlar. Bu yüzden birçok feminist ekonomist şu iddiayı ortaya koyar: Modern ekonomi kadın emeği üzerine kurulmuş bir görünmez altyapıya dayanır.
Elektrik şebekesi gibi düşün. Görünmezdir. Ama kapandığında her şey durur.Kadın emeği ekonominin sessiz altyapısıdır. Ve ironik olan şu: Ekonomik teoriler yüzyıllarca üretimi analiz etti ama bakım emeğini neredeyse hiç incelemedi.
Adam Smith fabrikayı gördü.
Karl Marx üretim ilişkilerini gördü. Ama mutfağı kimse görmedi.
Son yıllarda ekonomi bilimi bu kör noktayı yavaş yavaş fark etmeye başladı. Bakım ekonomisi artık ayrı bir araştırma alanı. Çünkü bir gerçek artık inkâr edilemiyor: Bir toplum kadın emeğini görünmez bıraktığında, sadece adaletsiz bir sistem kurmaz. Aynı zamanda kırılgan bir ekonomi kurar. Ve kırılgan ekonomilerde krizlerin ilk kurbanları her zaman aynı olur.
Kadınlar.
Referanslar
1. Silvia Federici
Caliban and the Witch: Women, the Body and Primitive Accumulation.
Autonomedia, 2004.
Kapitalizmin tarihsel kuruluşunda kadın emeğinin nasıl görünmezleştirildiğini anlatan en önemli feminist ekonomi çalışmalarından biri.
2. Nancy Folbre
The Invisible Heart: Economics and Family Values.
The New Press, 2001.
Bakım ekonomisi, ev içi emek ve ekonomik değer üretimi arasındaki ilişkiyi analiz eden klasik eserlerden biri.
3. International Labour Organization
Care Work and Care Jobs for the Future of Decent Work.
ILO Report, 2018.
Dünya genelinde ücretsiz bakım emeğinin büyüklüğünü ve kadınların iş gücü piyasasındaki konumunu veri temelli inceleyen kapsamlı rapor.
4. United Nations Women
Progress of the World’s Women: Transforming Economies, Realizing Rights.
UN Women Report, 2015.
Kadın emeği, ücret eşitsizliği ve “yoksulluğun kadınlaşması” üzerine küresel analiz.
5. Claudia Goldin
Career and Family: Women’s Century-Long Journey Toward Equity.
Princeton University Press, 2021.
Kadınların iş gücü piyasasındaki tarihsel konumunu ve ücret farkının nedenlerini açıklayan önemli bir ekonomik tarih çalışması.