En son

Bir Parmağın Ucunda Tükendi Aşk

Bir Parmağın Ucunda Tükendi Aşk

Modern birey, parmağının ucunda evreni taşıdığını sanıyor. Oysa taşıdığı şey, sinaptik kapasitesini kemiren bir laboratuvar deneyinden ibaret. Deney demek bile hafif kalır belki de; artık bir yaşam biçimi. Sosyal medya, dikkat denen sınırlı bilişsel kaynağı yeniden biçimlendirerek yalnız davranışlarımızı değil, biyolojik ritmimizi de sömüren bir ekosistem yarattı. Artık düşünmek yerine

Daphne Emiroğlu tarafından
Yalnız değilsin, kalabalıksın! Peki uyuyan kim?

Yalnız değilsin, kalabalıksın! Peki uyuyan kim?

Durkheim, Les Formes Élémentaires de la Vie Religieuse – Dinsel Yaşamın İlkel Biçimleri (1912) adlı eserinde toplumun sadece yasalar, kurallar veya çıkarlarla değil, görünmeyen bir enerjiyle bir arada tutulduğunu söyler. O enerjiye “kolektif coşku” adını verir. Yani bir grubun aynı anda duygusal taşma yaşadığı, bireylerin “ben” olmaktan çıkıp “biz” haline geldiği

Daphne Emiroğlu tarafından
Tanrı Tarihi #38 - Tanrı'nın Bu Olanlardan Haberi Var mı?

Tanrı Tarihi #38 - Tanrı'nın Bu Olanlardan Haberi Var mı?

Köpeğimiz hâlâ gök gürültüsünden korkuyor, ama biz artık şimşeğin neden çaktığını biliyoruz. Biz artık çok şey biliyoruz. Yine de, modern insanın aklı hâlâ o köpeğin içgüdülerini taşır: görünmeyen güçlerden çekinmek, bilinmeyene anlam atfetmek, rastlantıya düzen yakıştırmak. Bu içgüdü, yalnızca biyolojik bir kalıntı değil; kültürün, siyasetin ve inancın da çekirdeğidir. Richard

Daphne Emiroğlu tarafından
Tanrı Tarihi #36 - Tanrı İnsan Gibi Öfkeli mi?

Tanrı Tarihi #36 - Tanrı İnsan Gibi Öfkeli mi?

Köktencilik, modern çağın hem ürünü hem de tepkisidir. Onu yalnızca geçmişe saplanmış bir inanç biçimi olarak görmek eksiktir; köktencilik aslında modernliğin hızına, bilimin kuşkusuna ve ahlaki belirsizliğe duyulan panik halidir. 20. yüzyılın başında Amerikan Protestanlığında doğan bu hareket, “İncil’in hatasızlığı” ilkesini merkeze alarak bilimin ilerleyişine karşı kutsal bir savunma

Daphne Emiroğlu tarafından
Tanrı Tarihi #35 - Aynı Evin Farklı Odaları: Ekümenik

Tanrı Tarihi #35 - Aynı Evin Farklı Odaları: Ekümenik

Ekümenik düşünce, dinlerin ortak bir soluk alanı arayışıdır. Yunanca oikoumene –“yaşanan dünya”– kelimesinden türeyen bu kavram, insanlığın tek bir evde yaşadığı fikrini taşır. Bu bakımdan ekümeniklik, yalnızca Hristiyan mezheplerini uzlaştırmakla sınırlı bir teolojik tartışma değil, aynı zamanda insan uygarlığının kendi iç diyalogunu yeniden kurma çabasıdır. 16. yüzyıl Reform hareketiyle parçalanan

Daphne Emiroğlu tarafından
Anomi : Story seyretmeyi bırak!

Anomi : Story seyretmeyi bırak!

Emile Durkheim, 19. yüzyılın sonlarında sosyolojiyi bağımsız bir bilim dalı haline getirmeye çalışan öncülerden biriydi. Onun için toplum, bireylerin rastlantısal toplamı değil, bireylerin üzerinde etkili olan, onları şekillendiren bir bütündü. Bu yaklaşım, özellikle 1897’de yayımladığı Le Suicide (İntihar) adlı eserinde somutlaştı. Durkheim, intiharı bireysel bir tercih değil, toplumsal bir

Daphne Emiroğlu tarafından
Tanrı Tarihi #34 - Parayı Ödeyenin Tanrısı

Tanrı Tarihi #34 - Parayı Ödeyenin Tanrısı

Parası olmayan kendini adasın. Modern ruhsal manzara, Tanrı’yı “nesnel bir varlık” olmaktan çıkarıp piyasaya, terapötik uygulamalara ve kişisel markalara dönüştürme sürecidir; bu dönüşümün kökenleri, 19. yüzyılın sonlarından 20. yüzyılın ortalarına uzanan bir dizi kavramsal kırılmada yatar. Mary Baker Eddy’nin Hristiyan Bilim’i, hastalığı maddecilikten soyutlayıp zihnin illüzyonunu ilan

Daphne Emiroğlu tarafından