En son

Ciddiyeti Avatarlar Kurtaracak!

Ciddiyeti Avatarlar Kurtaracak!

Dijital medyanın yükselişi, bireylerin kendilerini ifade etme biçimlerinde köklü değişikliklere yol açmıştır. Yüz yüze iletişimin yerini giderek bilgisayar aracılı iletişim alırken, bireyler bu yeni ortamda kimliklerini yalnızca gerçek halleriyle değil, aynı zamanda avatarlar aracılığıyla da temsil etmeye başlamıştır. Avatarlar yalnızca görsel temsiller değil, aynı zamanda toplumsal kimliğin yeniden inşasında birer

Daphne Emiroğlu tarafından
Karanlığa Kahkaha: Ölümle Dalga Geçmenin 2000 Yıllık Tarihi

Karanlığa Kahkaha: Ölümle Dalga Geçmenin 2000 Yıllık Tarihi

Cadılar Bayramı’nın kökeni, bugünkü “şeker vermezsen kapını yakarım” estetiğinden çok önce, ölüm, doğaüstü güçler ve insanın karanlıkla pazarlığıyla ilgili derin inançlardan doğmuştur. Yani aslında Halloween, “ölümü eğlenceli hale getirme” sanatının atasıdır. Kökenleri yaklaşık iki bin yıl öncesine, Keltlerin Samhain festivaline kadar uzanır. Samhain, hasat mevsiminin sonu ve kışın yani

Daphne Emiroğlu tarafından
Kadınlığın Rengi: Marilyn Monroe ve Sarışınlık Dininin Doğuşu

Kadınlığın Rengi: Marilyn Monroe ve Sarışınlık Dininin Doğuşu

Norma Jeane Mortenson, 1946’da saçlarını platine boyadığında yalnızca kimliğini değil, kadınlığın endüstriyel standardını da yeniden icat etti. Hollywood o anda yeni bir tanrıça yarattı: Marilyn Monroe. O günden itibaren milyonlarca kadın saçlarını sarıya boyarken aslında boyadığı şey saçları değil; kendini toplumsal onay için boyadı. Monroe yalnızca bir aktris değil,

Daphne Emiroğlu tarafından
Bir Parmağın Ucunda Tükendi Aşk

Bir Parmağın Ucunda Tükendi Aşk

Modern birey, parmağının ucunda evreni taşıdığını sanıyor. Oysa taşıdığı şey, sinaptik kapasitesini kemiren bir laboratuvar deneyinden ibaret. Deney demek bile hafif kalır belki de; artık bir yaşam biçimi. Sosyal medya, dikkat denen sınırlı bilişsel kaynağı yeniden biçimlendirerek yalnız davranışlarımızı değil, biyolojik ritmimizi de sömüren bir ekosistem yarattı. Artık düşünmek yerine

Daphne Emiroğlu tarafından
Yalnız değilsin, kalabalıksın! Peki uyuyan kim?

Yalnız değilsin, kalabalıksın! Peki uyuyan kim?

Durkheim, Les Formes Élémentaires de la Vie Religieuse – Dinsel Yaşamın İlkel Biçimleri (1912) adlı eserinde toplumun sadece yasalar, kurallar veya çıkarlarla değil, görünmeyen bir enerjiyle bir arada tutulduğunu söyler. O enerjiye “kolektif coşku” adını verir. Yani bir grubun aynı anda duygusal taşma yaşadığı, bireylerin “ben” olmaktan çıkıp “biz” haline geldiği

Daphne Emiroğlu tarafından