Yalnız değilsin Güzel Kızkardeşim

Paylaş
Yalnız değilsin Güzel Kızkardeşim

Yalnız değilsin güzel kızkardeşim!

Senin güzellik abidesi olmak zorunda olduğuna inandıranlara, senin cahil kalmana sebep olanlara, senin tek görevinin erkeğe itaat olduğunu öğretenlere; kendilerinde olmayan değerleri senin üstüne yapıştıranlara; senin sosyal medyada krem tanıtmak ve kutu açmaktan, desenli elbiseni göstermekten, gittiğinde yerlerde selfie çekmekten başka işe yaramadığını düşünenlere; vücuduna karışanlara, sana şiddet uygulayanlara, kadın olduğun için maaşı az verenlere, seninle dalga geçenlere, seni aşağılayanlara karşı yalnız değilsin güzel kardeşim!

Sana çocukken “çok gülme”, “yüksek sesle konuşma”, “fazla soru sorma” diyenlere karşı da yalnız değilsin.
Sokakta yürürken omuzlarını küçültmeni, gece saatlerine bakarak hayatını ölçmeni isteyenlere karşı da yalnız değilsin.
Başarılarını “şans” diye küçültenlere, zekânı “inat” diye adlandıranlara, emeğini “yardım” diye yazanlara karşı da yalnız değilsin.
Sana “zor kadın”, “kolay kadın” diyenlere karşı da yalnız değilsin.

Senin hayatını bir başkasının namus defterine yazanlara…
Seni birinin kızı, birinin karısı, birinin annesi olarak tanımlayıp kendin olma hakkını elinden almak isteyenlere…
Şiddetin bahanesini bile senin davranışlarında arayanlara…
Bir kadına işlenen suçun ardından “ama o da…” diye başlayan cümleler kuranlara…
Mahkeme salonlarında katillere “tahrik indirimi” veren bir düzeni normal sayanlara karşı yalnız değilsin.

Belki yorgunsun.
Belki ümitsizsin.
Belki bunları hiç düşünmedin bile.
Belki normal sanıyorsun.
Belki öyle acılar çektin ki boyun eğdin.

Ama eğme.

Çünkü yalnız değilsin.

Ayakta durmak istiyor ama duramıyor olabilirsin.
Yanındakilere “beni ayakta tutun” diyeceksin.
Tutacaklar.

Çünkü tarih boyunca kadınlar birbirlerini tutarak ayağa kalktı.

Birbirlerine kitap uzatarak…
Birbirlerine okul kapısı açarak…
Birbirlerine “sen de yapabilirsin” diyerek…
Birbirlerinin yanında durarak…
Birbirlerinin yüklerini taşımaya yardım ederek…
Birbirlerine yol göstererek…
Birbirlerine yol açarak…

Boş ver diğerlerini.

Dünyayı değiştiren büyük dönüşümler çoğu zaman bir kadının “neden olmasın?” sorusuyla başladı.

Bir kadın teleskobunu gökyüzüne çevirdi ve evrenin sırlarını yazdı.
Bir kadın laboratuvarda atomu inceledi ve bilimin sınırlarını genişletti.
Bir kadın kalemini eline aldı ve toplumun aynasını tuttu.
Bir kadın sahneye çıktı ve insanların ruhunu müzikle titretti.
Bir kadın roman yazdı, filmini çektiler, adını sildiler ama o roman insanların içine işledi.
Bir kadın en zor koşullarda, hapishanede, zindanda ömrünü geçirdi ama diğer kadınlara çok şey öğretti.
Bir kadın sahneye çıktı mizah yaptı.
Bir kadın hiç utanmadan kalktı dans etti.
Bir kadın tüm baskıya rağmen, engellenmelere rağmen ülkesinin savaşta en büyük destekçisi oldu.
Bir kadın ahlaksız diye aşağılandı ama çektiği film ödül aldı.
Bir kadın şiir dünyasının kurallarını kırdı.
Bir kadın oturduğu yerden kalkmadı ve dünyayı değiştirdi.
Bir kadın tablolar yaptı.
Bir kadın maymunlara analık etti.
Kadınlar tarlalarda patates topladı.
Kadınlar evleri temizledi.
Kadınlar yemekler pişirdi.
Kadınlar bebekleri karnında taşıdı.
Bir kadın yoksulluğun içinden çıktı ve dünyayı peşinden sürükledi.
Bir kadın kendi bildiğini okudu ve markalara ilham oldu.

Çoğu tek başınaydı.
Tek başlarına mücadele ettiler.

Bilim, sanat, felsefe, psikoloji, sosyoloji…

Bunların hiçbiri erkeklere ait alanlar değildir.

Bunlar insanlığa ait alanlardır.

Ve sen insanlığın yarısısın.

Bu yüzden sadece güçlü olmak yetmez.

Gelişmek zorundasın.

Çünkü bilgi özgürlüktür.
Bilgi, kimsenin senden alamayacağı tek servettir.

Bir kadın okuduğunda yalnız kendisi değişmez.
Bir ev değişir.
Bir mahalle değişir.
Bir toplum değişir.

Kitap açan bir kadın aslında bir kapı açar.

Bilimi öğren.
Psikolojiyi öğren.
Sosyolojiyi öğren.
Sanatı öğren.
Ekonomiyi öğren.

Çünkü dünyayı anlamak, onu değiştirebilmenin ilk adımıdır.
Bilmediğin bir şeyi değiştiremezsin.
Bilmediğin yerlerde yolunu bulamazsın.

“Sen yapamazsın” diyenlerin en büyük korkusu da budur zaten:

Senin öğrenmen.

Bu yüzden seni daha kolay, daha zahmetsiz ama kendinden vazgeçeceğin yollara sürerler.

Düşünen kadın tehlikelidir.
Soru soran kadın tehlikelidir.
Bağımsız kadın tehlikelidir.

Ama korkma.

Tarih boyunca ilerleme hep “tehlikeli” insanların eseridir.

Bugün burada, bu dünyada yaşıyorsak;
oy hakkı için yürüyen kadınların,
üniversite kapılarında direnen kadınların,
iş yerlerinde eşit ücret isteyen kadınların,
şiddete karşı susmayan kadınların omuzlarında yaşıyoruz.

Kadınları aşağılayan bir espriyi masum sayanların ağzına cevabını yapıştıran kadınlar sayesinde öğreniyoruz.

Sen de o zincirin bir halkasısın.

Yorulduğunda hatırla:

Bir kadın ayağa kalktığında yalnız ayağa kalkmaz.
Bir nesli kaldırır.
Bir toplumun kaderini değiştirir.

Ve unutma güzel kardeşim:

Sen yalnız değilsin.
Hiçbir zaman değildin.

Sadece bazen hatırlaman gerekiyor.

“Ben ne yapabilirim?” deme.
Güçsüz kalmanı isteyenlerin en sevdiği yalandır bu.

İnanma.

Bir kitap açabilirsin.
Bir soru sorabilirsin.
Bir kadının yanında durabilirsin.
Bir haksızlığa itiraz edebilirsin.

Bazen bir toplumun değişimi, bir kadının “hayır” demesiyle başlar.

Devamını oku

最後の公共事業を受注した人、電気を消しておいて

最後の公共事業を受注した人、電気を消しておいて

独裁者には共通の職業病がある。国の登記名義が自分になったと思い込むことだ。しばらくすると、国家予算は家族の銀行口座、公的機関は自分たちの人事部、国民はその経費を全部負担する、口うるさい経理担当に見えてくる。国民が「お金はどこへ消えたんですか」と尋ねると、彼らがどれほど傷つきやすいかがわかる。なんて失礼な! 大家に収支報告を求めるつもり? 悪いわね、あなた、借家人なのよ。 学術の世界には、この仕組みにちゃんと名前がある。公的な権力を私的な利益のために使うのが「腐敗」。制度や規則を特定の利益集団に奉仕するようにねじ曲げるのが、**国家の私物化、つまり「国家捕獲(ステート・キャプチャー)」**だ。後者では、金庫から金が減ることだけが問題なのではない。金庫の鍵も、監査人も、取扱説明書も、同じ連中が握っていることが問題なのだ。強盗も上級コースに進めば、ドアを蹴破る必要はなくなる。どの親戚にドアを開けるか、法律に書き込めばいい。 世界銀行は、国家捕獲を、経済的損失がとりわけ大きくなりうる腐敗の形態の一つと位置づけている。 チュニジアでは、ジン・エル・アビディン・ベンアリの周辺が、そのかなり高

Daphne Emiroğlu tarafından
Son İhaleyi Alan Işıkları Kapatsın

Son İhaleyi Alan Işıkları Kapatsın

Diktatörlerin ortak bir meslek hastalığı var. Devletin tapusunu üzerlerine aldıklarını sanıyorlar. Bir süre sonra bütçeyi aile hesabı, kamu kurumlarını insan kaynakları departmanı, vatandaşı da bütün bu masrafları karşılamakla görevli sinir bozucu bir muhasebeci olarak görmeye başlıyorlar. Vatandaş “Para nereye gitti?” diye sorunca da ne kadar alıngan olduklarını anlıyoruz. Ne münasebet!

Daphne Emiroğlu tarafından
İoanna Kuçuradi: Düşünmek Diye Bir Şey Vardı

İoanna Kuçuradi: Düşünmek Diye Bir Şey Vardı

İoanna Kuçuradi artık aramızda değil. Bir filozof öldüğünde arkasından genellikle “çok değerli bir düşünürümüzü kaybettik” denir. Sonra doğum tarihi yazılır, aldığı ödüller sıralanır, birkaç fotoğraf paylaşılır ve hayat kaldığı yerden devam eder. Kuçuradi söz konusu olduğunda bana biraz haksızlık gibi geliyor bu. Çünkü onun asıl meselesi ne kadar çok şey

Daphne Emiroğlu tarafından