Daphne Emiroğlu

Toplumsal kırılmaları gözlemlemekten boyun fıtığı oldum, mizahtan başka boyunluk bulamadım. Bu blog, iç sesimi kamusal alana saldığım yerdir. Gözüm kararınca yazıyorum. Bu bir içerik değil, bu ben.

Aklın Uyuduğu Yer
Daphne Emiroğlu
Hiç bir Zaman Tek Başına  Olmayan: Epstein III

Hiç bir Zaman Tek Başına Olmayan: Epstein III

Ahlaki panik ile gerçek adalet arasındaki fark, modern toplumların suçla kurduğu ilişkinin en çıplak göstergesidir. (Haksız değilim, modern toplum dediğimiz şey gerçekten gözleri kapalı bir toplum) Ahlaki panik, suçun varlığını kabul eder ama nedenlerini tartışmaz. Gerçek adalet ise tam tersini yapar: suçu bağlamına yerleştirir, sürekliliklerini inceler ve sorumluluğu bireyden sisteme

Daphne Emiroğlu tarafından
Hiç bir Zaman Tek Başına Olmayan : Epstein - II

Hiç bir Zaman Tek Başına Olmayan : Epstein - II

Mağdur kimdir, kim sayılmaz? Bu soru hukuki değil, derinlemesine sosyolojiktir. Modern toplumlarda (Artık modern toplum derken neyi kastettiğimizi bile bilmiyorum) mağduriyet, yalnızca yaşananla değil; kimin başına geldiğiyle tanınır. Epstein dosyası bu gerçeği bütün çıplaklığıyla ortaya serer: Her çocuk mağdurdur ama her çocuk eşit derecede mağdur kabul edilmez. Jeffrey Epstein davasında

Daphne Emiroğlu tarafından
Geçmişin Hayaletleri

Geçmişin Hayaletleri

Toplumun Unuttuğu Ama Bireyin Bilinçdışında Yaşattığı Kolektif Travmalar Toplumlar unutur. Daha doğrusu unutmayı seçer. Takvimler değişsin, meydanlar yeniden adlandırılsın, ders kitapları incelsin, paragraflar sadeleşsin, bazı cümleler “yanlış anlaşılmasın” diye buharlaştırılsın diye. Toplumsal hafıza tam bir belediye temizlik işidir: Süpür, yıka, üstünü boya, sorun kalmadı zannet. Ama bireyin bilinçdışı bu PR

Daphne Emiroğlu tarafından
İnsanlar Neden Uyuşturucu Kullanır?

İnsanlar Neden Uyuşturucu Kullanır?

Uyuşturucu kullanımı uzun yıllar boyunca çoğunlukla ahlaki bir mesele olarak ele alındı. Kimi zaman bireysel irade zayıflığına, kimi zaman yanlış arkadaş çevresine, kimi zaman da “kötü niyetli” tercihlere bağlandı. Oysa son birkaç on yılda nörobilim, psikiyatri ve davranış bilimlerinde yapılan çalışmalar, bu yaklaşımın meseleyi açıklamakta yetersiz kaldığını açıkça gösteriyor. Bugün

Daphne Emiroğlu tarafından