Texas Maviye Döndü: Amerika’nın Konya’sında Ne Oldu?
Texas’ı Türkiye’ye çevirmeye kalksak haritada karşılığı yok. Ama siyasi hafızada bir yere koymam gerekirse, ben ona Amerika’nın Konya’sı derim.
Bire bir aynı oldukları için değil.
Texas’ın nüfusu, ekonomisi, etnik yapısı, göç tarihi, petrolü, sınır meselesi bambaşka. Konya’yla sosyolojik karşılaştırma yapmaya kalkarsak üçüncü paragrafta akademisyenler kapıya dayanır.
Ben burada başka bir şeyden söz ediyorum:
“Orayı da mı aldılar?” hissinden.
Türkiye’de bir seçim gecesi ekrana bakarken Konya’nın bir anda yıllardır oy vermediği siyasi bloğa geçtiğini düşünün.
Tam olarak o şaşkınlık.
Texas’ta olan buydu.
Donald Trump 2024’te Texas’ı yaklaşık 14 puan farkla kazanmıştı. Cumhuriyetçiler eyalet çapındaki seçimleri 1994’ten beri kaybetmiyordu. Texas yalnızca “Cumhuriyetçilerin güçlü olduğu” bir yer değildi; Amerikan sağının iktidar vitriniydi. Valilik, başsavcılık, eyalet yönetimi, göç politikası, kürtaj yasaları, silah kültürü, petrol endüstrisi… Cumhuriyetçi siyaset orada misafir değildi. Tapusu kendilerinde sanıyorlardı, Konya yani 😄
Sonra 3 Kasım 2026 geldi. James Talarico ABD Senatosu yarışını kazandı. Gina Hinojosa, Greg Abbott’ı yenerek Texas valisi seçildi. Demokratlar eyalet çapındaki başka makamları da kazandılar. Texas Tribune bunu ertesi sabah gayet dramatik biçimde özetledi: Texas’ın siyasi güç yapısı bir gecede altüst olmuştu. Cumhuriyetçilerin eyalet çapındaki onlarca yıllık hâkimiyeti kırılmıştı.
Yani bu, CHP’nin Kadıköy’de belediyeyi kazanması değil. O haber olmaz zaten.
Bu, siyasi haritada yıllardır başka renge boyamadığınız bir yere sabah kalkıp bakınca “Kim bunu maviye boyadı?” demek.
Texas bir gecede solcu olmadı
Burada ilk yapılacak hata şu olur:
“Texas sola döndü.”
Hayır. Texas sabah uyanıp Bernie Sanders kitabı okumaya başlamadı. Kamyonetin arkasındaki tüfek hâlâ orada. Petrol kuyusu da yerinde. Kiliseler kapanmadı. Sınır meselesi ortadan kalkmadı. Muhafazakâr seçmen de buharlaşmadı. Seçim sonuçlarının söylediği daha ilginç bir şey var:
Bir toplumun siyasi kimliği ile o toplumun her seçimde aynı partiye oy vermesi aynı şey değil.
Bu ayrımı Türkiye’de de sürekli unutuyoruz. Bir şehir muhafazakâr olabilir ama iktidar partisinden memnun olmayabilir. Bir seçmen dindar olabilir ama ekonomik politikayı başarısız bulabilir. Göç konusunda sert olabilir ama sağlık sisteminde sosyal devlet isteyebilir. Silah sahibi olabilir ama milyarderlerin siyaseti satın almasından rahatsız olabilir. İnsan dediğimiz şey parti programı değil. Bazen aynı insanda dört ayrı ideoloji yaşıyor. Biz ise seçmeni Excel hücresi sanıyoruz.
Talarico’nun yaptığı şey: Texaslı görünmekten utanmamak
James Talarico’nun başarısını ilginç yapan şeylerden biri şu: Adam Texas seçmenine gidip “Siz aslında farkında değilsiniz ama New Yorklu olmalısınız” demedi. Kendi eyaletinin kültürel dilini reddetmedi.
Dini inancından açıkça konuştu. İncil’den söz etti. Öğretmenlik geçmişini kullandı. Ekonomik eşitsizliği anlattı. Milyarderlerin siyasetteki gücünü eleştirdi. Kamu okullarını savundu. Sağlık sistemini konuştu. Yani Amerikan solunda bazen görülen “dindarlık varsa kesin karşı tarafındır” kolaycılığına düşmedi.
Bu çok önemli. Çünkü Texas gibi bir yerde siyaset yapıyorsanız seçmenin kültürüne hakaret ederek onu kazanamazsınız. Bu aslında inanılmaz basit bir bilgi. Ama siyasetçiler çok eğitim görünce bazen insan ilişkilerinde temel bilgileri unutuyorlar. Talarico’nun dili şuna daha yakındı: “Senin kimliğinle kavga etmiyorum. Senin hayatını kimin pahalılaştırdığına bakalım.”
Reuters’ın seçim analizine göre Talarico, Trump destekli Cumhuriyetçi Ken Paxton’ı yenerek Demokratların Texas’taki 32 yıllık eyalet çapında seçim kaybı serisini bitirdi. Bu sonuç yalnızca bir adayın başarısı değil.
Bir siyasi iletişim dersidir.
Dindar seçmen yalnızca sağın malı değildir
Burası Türkiye açısından özellikle eğlenceli. Çünkü bizde siyaset uzun zamandır dindar seçmeni sanki tapu kadastrosunda bir partiye yazılmış gibi değerlendiriyor.
“Dindar seçmen şuraya gider.”
Niye?
“Çünkü dindar.”
Muhteşem analiz.
Siyaset bilimi fakültelerini kapatabiliriz.
James Talarico bunun Amerika’daki versiyonuna itiraz etti. Dini dili Cumhuriyetçilere bırakmadı. Fakat dini de sosyal adalete karşı kullanmadı. Tam tersine ekonomik adalet, eğitim, yoksulluk ve siyasi ahlak üzerinden kendi inanç dilini kurdu. Yeni siyasetin önemli taraflarından biri burada olabilir.
Kimliği rakibine hediye etmiyorsun. “Dindarsan onlarınsın, sekülersen benimsin” gibi anaokulu seviyesinde siyasi taksimat yapmıyorsun. İnsanı bütün olarak görüyorsun.
Vallahi devrim gibi geliyor ama aslında insan tanımak.
Gina Hinojosa: Para yok, isim yok, sonra valilik
Gina Hinojosa’nın hikâyesi daha da rahatsız edici. Özellikle “seçim sadece para işidir” diyenler açısından.
Hinojosa yarışa başladığında Greg Abbott karşısında çok daha düşük tanınırlığa ve çok daha az kaynağa sahipti. Abbott Texas’ı on yılı aşkın süredir yönetiyordu ve Cumhuriyetçi sistemin en güçlü figürlerinden biriydi.
Sonuç?
Hinojosa kazandı.
Üstelik Texas’ın ilk Latina valisi oldu ve Ann Richards’tan sonra valiliği kazanan ilk Demokrat haline geldi. AP, kampanyasının merkezinde hayat pahalılığı, yolsuzluk, devlet okulları ve enerji tüketimi yüksek veri merkezleri gibi gündelik politika başlıklarının olduğunu aktarıyor.
Dikkat edin:
Kadın.
Latina.
Tarihî ilk.
Bütün malzeme kimlik kampanyası yapmaya müsait.
Ama ana kampanya mesajı ne?
Market.
Okul.
Elektrik.
Yolsuzluk.
İşte yeni siyasette kimlik siyasetiyle ilgili değişim burada.
“Bana oy ver çünkü ben Latinayım” değil. “Ben Latinayım. Şimdi elektrik faturanı konuşalım.” Aradaki fark büyük.
Latin seçmen meselesi
2024 seçimlerinden sonra Amerikan siyasetinde bir ezber oluşmuştu: Latin seçmen sağa gidiyor. Trump’ın Latin seçmen arasındaki performansı bu tezi desteklemişti.
İki yıl sonra Texas’taki anketlerde aynı seçmenin önemli bir bölümü yeniden Demokratlara yöneldi. Cook Political Report ile TelevisaUnivision’ın Ağustos sonu–Eylül başı araştırmasında Talarico, Texas’taki muhtemel Hispanik seçmende %63–30 öndeydi. Hinojosa’nın Abbott karşısındaki üstünlüğü ise %60–33 idi. Araştırmada Trump’a 2024’te oy veren Hispanik seçmenlerin bir bölümünün iki yıl içinde Trump yönetiminden uzaklaştığı da görülüyordu.
Seçimden bir hafta önce yayımlanan başka bir Univision/YouGov araştırmasında da Hispanik seçmenlerde Talarico %55–37, Hinojosa %52–43 öndeydi. Buradaki ders “Latinler yeniden Demokrat oldu” değil. O da aynı hatanın ters versiyonu.
Asıl ders şu: Seçmen kimliği parti üyeliği değildir.
Latin seçmen ekonomik durumdan rahatsızsa parti değiştirebilir. Dindar seçmen değiştirebilir. İşçi değiştirebilir. Kadın seçmen değiştirebilir. Genç değiştirebilir.
Hatta Türkiye’de inanılmaz bir bilgi vereyim: AKP’ye oy vermiş insan da başka partiye oy verebilir. Evet. Biyolojik engel yok.
Kültür savaşı bir yere kadar
Texas Cumhuriyetçi siyasetinin yıllardır son derece güçlü olduğu alanlardan biri kültür savaşıydı.
Göç.
Kürtaj.
LGBT hakları.
Silah.
Sınır.
Din.
Federal hükümete karşı eyalet hakları.
Bunların tamamı hâlâ Texas siyasetinin önemli meseleleri.
Ama 2026’da Demokratların yaptığı şey kültür savaşına kültür savaşıyla cevap vermek değildi.
Konuyu sürekli ekonomiye geri çektiler.
Ev kirası.
Okul bütçesi.
Sağlık.
Market fiyatları.
Elektrik.
Yolsuzluk.
Bu strateji özellikle ekonomik baskının arttığı dönemlerde çok güçlü.
Çünkü insanın ideolojik hassasiyetleri olabilir ama ay sonunda banka hesabı da vardır.
Amerikan siyaseti bunu bazen unutuyor.
Türkiye siyaseti zaten hiç hatırlamıyor.
Vatandaşa üç saat kimlik anlatıp sonra adamın kasada peynir fiyatına baktığını görünce şaşırıyoruz.
Adamın milli hassasiyeti var diye yoğurdu bedava vermiyorlar.
“Radikal Demokratlar geliyor” çalışmadı mı?
Cumhuriyetçilerin temel stratejilerinden biri Demokrat adayları radikal olarak göstermekti. Bu, Michigan’da El-Sayed’e karşı çok yoğun kullanıldı. Texas’ta da Demokratların ekonomik politikaları “aşırı sol”, kültürel politikaları ise “Texas değerlerine aykırı” biçiminde sunuldu. Ama bunun sınırı var. Bir saldırının çalışması için seçmenin kendi hayatında rakibin anlattığı tehdidi hissetmesi gerekiyor. Eğer seçmen için asıl tehdit aylık kredi kartı ekstresi haline geldiyse siz televizyonda istediğiniz kadar “radikal sol” deyin.
Adam kasada: “Tamam da kıyma niye bu kadar pahalı?” diyor. Ekonomik kriz siyasi propaganda karşısında inanılmaz terbiyesizdir.
Mesaj disiplinine uymaz.
Texas neden Konya?
Tekrar baştaki benzetmeye dönelim. Texas ile Konya aynı yer değil. Ama siyasi sistem içindeki işlevleri açısından benzetme faydalı. İkisinin de kamuoyunda güçlü bir muhafazakâr kimlik imajı var. İkisinde de din siyasal kültürün önemli unsurlarından biri. İkisinde de kent merkezi, çevre ilçeler, kırsal alan ve ekonomik sınıflar arasında ciddi farklılıklar bulunuyor. Ve her ikisi için de muhalefet seçmeni zaman zaman şu hatayı yapıyor: “Oradan bize oy çıkmaz.” Bu cümle siyasetin en tembel cümlelerinden biri.
Çünkü aslında şunu söylüyor: “Ben oradaki insanlarla konuşmayı bıraktım.” Gerçi bunu son yıllarda değiştiğini görüyoruz. Texas Demokratları yıllarca eyalet çapında seçim kazanamadı.
Bir noktadan sonra Texas siyaseti “Ne zaman maviye döner?” diye Amerikan medyasının düzenli eğlencesine dönüştü.
Her seçim:
“Bu sefer Texas mor olabilir.”
Sonuç:
Kırmızı.
Bir daha:
“Demografi değişiyor.”
Sonuç:
Yine kırmızı.
Amerikalılar bir ara Texas’ı çevirmekten çok avokado yetiştirmeyi deneseler daha hızlı sonuç alacaklardı.
Sonra 2026’da gerçekten oldu.
Ama sebep yalnızca demografinin değişmesi değildi.
Siyasi teklif değişti.
İşte Konya benzetmesinin önemli tarafı bu.
Konya’da seçim kazanmak isteyen bir muhalefet partisinin ilk işi Konya seçmenine:
“Sen zaten bize oy vermezsin” demeyi bırakmak olmalıydı belki de. Çünkü seçmen bunu hissediyor. Kimse kendisine kültürel antropoloji örneği gibi yaklaşan partiye oy vermek zorunda değil.
Seçmeni küçümsememek
Yeni nesil siyasetin bence en güçlü taraflarından biri seçmene yukarıdan bakmaması.
“Bunlar anlamaz.”
“Bunlar cahil.”
“Bunlar muhafazakâr.”
“Bunlar bize gelmez.”
Bu dil yalnızca kaba değil.
Siyasi olarak da aptalca.
Texas sonucu bize bunun maliyetini gösteriyor. Cumhuriyetçi seçmenin bir kısmına ulaşmak için Cumhuriyetçiye dönüşmeniz gerekmiyor.
Ama onun hayatını anlamanız gerekiyor. Arada fark var. Talarico Cumhuriyetçi olmadı. Hinojosa Cumhuriyetçi olmadı. Ama Texaslı olmayı küçümsemediler.
Kültürel olarak insanlara: “Sizin yaşadığınız yer problemli, sizin değerleriniz problemli, siz biraz düzelirseniz bize oy verirsiniz” demediler.
Politik olarak: “Gel senin faturana bakalım” dediler.
Siyaset bazen gerçekten bu kadar karmaşık.
Bir de aday meselesi var
Partiler bazen seçmenden adaylarını sevmesini bekliyor. Adayın kendisi ise seçmeni sevmiyor. Otobüsten iniyor. Üç fotoğraf. Esnaf ziyareti. Çay.
“Vatandaşlarımızla buluştuk.”
Sonra tekrar Ankara.
Amerikan yeni nesil kampanyalarının önemli farklarından biri saha temasını propaganda dekoru olmaktan çıkarması.
El-Sayed Michigan’da yüzlerce küçük toplantı yaptı.
Talarico yıllardır kiliselerde, okullarda, yerel buluşmalarda konuşuyor.
Hinojosa eyalet çapında ekonomik sorunları küçük toplantılarla anlattı. İnsanlarla görüşmek artık siyasi iletişimin “nostaljik” yöntemi değil. Tekrar teknolojinin yanında çalışan yöntem. TikTok videosuyla insanı buluyorsun. Kapısını çalarak oyunu alıyorsun.
Şaşırtıcı şekilde seçmen hâlâ insan.
Peki Texas bize ne anlattı?
Texas sonucu “Amerika sola döndü” demiyor.
“Cumhuriyetçiler bitti” de demiyor. Bu tür seçim sonrası büyük cümlelerin kullanım süresi genelde süt kadar. İki yıl sonra bozuluyor. Ama birkaç şeyi daha sağlam biçimde söylüyor.
Birincisi, hiçbir seçmen bloğu sonsuza kadar bir partiye ait değil.
İkincisi, kültürel muhafazakârlık ekonomik politikalarda otomatik olarak sağcılık anlamına gelmiyor. Üçüncüsü, seçmene kendi kimliğinden utanması gerektiğini söylemeden de farklı bir siyasi teklif sunabilirsiniz. Dördüncüsü, ekonomik meseleleri insanların günlük hayatından anlatmak hâlâ olağanüstü güçlü. Beşincisi, adayın kişiliği artık program kadar önemli. İnsanlar robotik parti sözcüsü değil, ne düşündüğü belli olan insan görmek istiyor.
Ve altıncısı:
Bir yeri kazanamayacağınıza karar verdiğiniz anda orayı zaten rakibinize bırakmış oluyorsunuz.
Texas Demokratları otuz iki yıl eyalet çapında seçim kazanamadı.
Sonra kazandı. Bu yüzden Türkiye’de birisi çıkıp:
“Konya’dan bize oy çıkmaz.” (Tabi başka bir ili de düşünebilirsiniz. Çünkü ezberlerimiz çok.) dediğinde belki artık şunu sormak lazım:
Çıkmıyor mu?
Yoksa siz uzun zamandır gerçekten istemiyor musunuz? Çünkü Texas’ın verdiği en rahatsız edici ders şu olabilir: Bazen “muhafazakâr seçmen bize oy vermiyor” dediğimiz şey seçmenin değişmez karakteri değildir.
Bizim siyaset yapma biçimimizin sonucudur.
Ve Texas gibi bir yer değişebiliyorsa, siyasi haritalara biraz daha az kader, biraz daha fazla siyaset gözüyle bakmak gerekebilir. Neticede haritaların ideolojisi yok. Onları insanlar boyuyor. Bazen de yıllardır kırmızı sandığınız yere biri geliyor, bir gecede mavi boya döküyor. Sonra bütün ülke sabah kalkıp aynı şeyi söylüyor:
“Texas mı? Ciddi misiniz?”
Evet şekerim.
Texas.
Amerika’nın Konya’sı.
Kaynakça
Reuters. “James Talarico becomes first Democrat to win statewide in Texas since 1994.” 3–4 Kasım 2026. Talarico’nun Ken Paxton karşısındaki Senato zaferi, Demokratların 32 yıllık eyalet çapında seçim kaybı serisinin sona ermesi ve 2024 başkanlık sonuçları.
Reuters. “Top takeaways from the US midterm elections.” 4 Kasım 2026. 2026 ara seçimlerinin ekonomik ve siyasi bağlamı, Demokratların Cumhuriyetçi bölgelerdeki kazanımları.
Associated Press. “Democrat Gina Hinojosa elected Texas' first Latina governor, ousts Republican incumbent Greg Abbott.” 4 Kasım 2026. Hinojosa’nın valilik zaferi, kampanyasının hayat pahalılığı, devlet okulları, yolsuzluk ve veri merkezleri üzerindeki vurgusu.
The Texas Tribune. “Democrats seize power in Texas, ending decades of GOP dominance.” 4 Kasım 2026. Texas’ta eyalet çapındaki Demokrat kazanımlar ve Cumhuriyetçilerin uzun süreli siyasi hâkimiyetinin kırılması.
Cook Political Report & TelevisaUnivision. “2026 Texas Hispanic Voters Poll.” Eylül 2026. Texas’taki Hispanik seçmenlerin Talarico ve Hinojosa’ya desteği ve 2024 sonrası seçmen değişimleri.
N+ Univision / YouGov. “Texas statewide and Hispanic voter poll.” 27 Ekim 2026. Hispanik seçmenlerde Talarico ve Hinojosa’nın oy oranları, göç politikaları ve Texas seçmen yapısı.
University of Houston Hobby School of Public Affairs. “Texas Votes 2026.” Ekim 2026. Latin seçmenler, Texas genel seçimleri ve eyalet çapındaki adayların performansı üzerine araştırma.
Ballotpedia. “Party Control of Texas State Government.” 2026. Texas’ta Cumhuriyetçi Parti’nin uzun dönemli eyalet yönetimi hâkimiyeti ve parti kontrolünün tarihsel seyri.